0 (501) 054 16 16
Tazminat

Trafik kazası tazminatı başvurusu

Trafik kazasında önce zorunlu trafik sigortasına yazılı başvuru gerekir. 15 günlük cevap süresi, tahkim, dava yolu, belgeler ve zamanaşımı.

Ekim 2026Av. Alaaddin Enes Sağcan~7 dk okumaKTK m. 97

Trafik kazasında zarara uğrayan kişinin mahkemeye ya da Sigorta Tahkim Komisyonu'na gidebilmesi için, kazaya sebep olan aracın trafik sigortacısına önceden yazılı başvuru yapmış olması gerekir (KTK m. 97). Sigortacı on beş gün boyunca sessiz kalırsa ya da verdiği yanıt zararı karşılamıyorsa dava veya tahkim yoluna geçilebilir. Zamanaşımı bakımından iki süre birlikte işler: zararın ve sorumlunun öğrenildiği günden başlayan iki yıl ile kaza gününden başlayan on yıllık üst sınır.

Sorumlular: işleten, sürücü ve sigorta

Trafikte seyreden bir motorlu aracın yol açtığı ölüm, yaralanma ve eşya hasarlarından öncelikle aracın işleteni, araç bir işletmenin faaliyeti kapsamında kullanılıyorsa ayrıca o işletmenin sahibi sorumlu tutulur (KTK m. 85). İşleten çoğu durumda araç sahibidir. Bu sorumluluk kusura dayanmayan, ağırlaştırılmış bir sorumluluktur. Sürücü ise kusuru oranında genel hükümlere göre sorumludur.

İşletenin sorumluluğu, her motorlu araç için yaptırılması zorunlu olan zorunlu mali sorumluluk sigortası, yani zorunlu trafik sigortası ile güvence altındadır (KTK m. 91). Zarar gören kişi tazminatı şu muhataplara yöneltebilir:

  • Poliçe limitleri içinde kalan kısım için kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası şirketi
  • Limitleri aşan kısım için aracın işleteni ve sürücüsü
  • Varsa, poliçe kapsamı içinde ihtiyari mali sorumluluk sigortası

Zorunlu trafik sigortasının teminat limitleri her yıl yeniden belirlenir; kaza tarihindeki limitler esas alınır.

Kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortası yoksa, araç tespit edilemiyorsa ya da çalıntıysa, bazı zararlar için Güvence Hesabı'na başvurulabilir (KTK m. 108). Güvence Hesabı'na da dava açmadan önce yazılı başvuru yapılması gerekir.

Talep edilebilecek zarar kalemleri

Bir trafik kazasında karşılaşılabilecek başlıca zarar kalemleri şunlardır:

  • Araçtaki hasarın onarım bedeli
  • Araçta oluşan değer kaybı
  • Geçici iş göremezlik, yani iyileşme süresince çalışılamayan döneme ait kazanç kaybı
  • Sürekli iş göremezlik, yani kalıcı sakatlık nedeniyle çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp
  • Bakıcı giderleri
  • Ölüm hâlinde cenaze giderleri ve ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı
  • Manevi tazminat

Her kalem kendi belgeleriyle ispatlanır. Araç hasarında eksper raporu ve onarım faturası, iş göremezlikte hastane kayıtları ve sağlık kurulu raporu, kazanç kaybında gelir belgeleri öne çıkar. Sürekli sakatlık oranı, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun düzenlenmiş bir sağlık kurulu raporuyla belirlenir. Destekten yoksun kalma ve iş göremezlik tazminatları çoğunlukla aktüerya hesabı yapan bilirkişi raporlarıyla hesaplanır.

Kaza nedeniyle yapılan tedavi giderleri kural olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır (KTK m. 98). Manevi tazminat ise KTK m. 92 gereği trafik poliçesinin teminatına girmez. Bu kalemde muhatap aracın işleteni ile sürücüsüdür; poliçesinde manevi tazminat teminatı bulunan bir ihtiyari mali mesuliyet (İMM) sigortası varsa o sigortacı da davaya dahil edilebilir.

Temmuz 2026'da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun'un bir başka yeniliği, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faizin başlangıcına ilişkin yeni bir kural getirmiştir. Buna göre kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata olay tarihinden, bilinmeyen döneme ilişkin tazminata karar tarihinden faiz işler. Bu kural 31 Temmuz 2026'dan sonra meydana gelen olaylara uygulanır.

Sigorta şirketine yazılı başvuru

Kanun, dava ya da tahkimden önce sigorta şirketine yazılı başvuruyu zorunlu tutar. Anayasa Mahkemesi 2020 yılında verdiği kararla bu başvuru şartını Anayasa'ya aykırı bulmamıştır.

Başvuru kazaya karışan kusurlu aracın sigorta şirketine yapılır. Şirketin hangisi olduğu kaza tespit tutanağından ya da plaka üzerinden yapılacak sorgulamayla öğrenilebilir. Başvuruda genellikle şu belgeler istenir:

  • Kaza tespit tutanağı ya da olay yerine kolluk geldiyse düzenlenen tutanak
  • Ruhsat, ehliyet ve kimlik bilgileri
  • Yaralanma varsa hastane kayıtları ve sağlık raporları
  • Ölüm hâlinde ölüm belgesi, mirasçılık belgesi ve nüfus kayıtları
  • Banka hesap bilgileri

Genel şartlarda 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren değişiklikle, araç hasarı için yapılan başvuru değer kaybı talebini de kendiliğinden içerir hâle gelmiştir. Sigorta şirketi bildirimlerini yazılı olarak ya da kısa mesaj, e-posta ve e-Devlet gibi kalıcı kayıt sağlayan kanallarla yapabilir.

Başvuru tarihinden başlayarak on beş gün beklenir; bu sürede yanıt gelmezse veya önerilen ödeme yetersiz kalırsa zarar gören bir sonraki aşamaya geçebilir. Yargıtay bu başvuruyu tamamlanabilir bir dava şartı olarak kabul etmektedir; başvuru yapılmadan dava açılmışsa mahkeme davayı hemen reddetmez, başvurunun yapılması için süre verir.

Sigorta Tahkim Komisyonu

Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta şirketleriyle yaşanan uyuşmazlıkları mahkemeye kıyasla daha kısa sürede çözmek amacıyla kurulmuştur (Sigortacılık Kanunu m. 30). Zorunlu trafik sigortasından doğan uyuşmazlıklar da bu yolla çözülebilir.

Komisyona gidebilmek için önce sigorta şirketine başvurulmuş olması gerekir. Şirketin talebi kısmen ya da tamamen reddetmesi veya on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi hâlinde tahkime gidilebilir. Aynı uyuşmazlık için mahkemede dava açılmışsa tahkime başvurulamaz; tahkime başvurulduktan sonra da aynı uyuşmazlık için ayrıca dava açılamaz.

Tahkim başvurusu bir başvuru ücretine tabidir ve uyuşmazlık hakem tarafından incelenir. Belirli bir tutarın altındaki kararlar kesindir; bu tutarı aşan kararlara karşı itiraz ve kanun yollarına gidilebilir. Ücretler ve parasal sınırlar her yıl güncellendiğinden başvuru tarihindeki tutarlara bakılmalıdır.

Dava yolu, görevli ve yetkili mahkeme

Zarar gören tahkim yerine dava yolunu seçebilir. Görevli mahkeme davanın kime karşı açıldığına göre değişebilir: uygulamada sigorta şirketine karşı açılan davalarda genellikle asliye ticaret mahkemesi, yalnızca işleten veya sürücüye karşı açılan davalarda asliye hukuk mahkemesi görevli kabul edilmektedir. Bedensel zararlara ilişkin davalarda görev konusunda farklı kararlar bulunduğundan bu husus dava açılmadan önce değerlendirilmelidir. Somut duruma göre zorunlu arabuluculuk şartının bulunup bulunmadığı da ayrıca incelenmelidir.

Yetki bakımından KTK m. 110 seçenek sunar: dava, sigorta şirketinin merkezi ya da poliçeyi düzenleyen acente veya şubenin bulunduğu yerde, kazanın meydana geldiği yerde veya genel hükümlere göre yetkili mahkemelerde açılabilir. Bunlara ek olarak HMK m. 16, haksız fiil davasını zarar görenin kendi oturduğu yerde açmasına da imkân verir.

Tazminat miktarının dava açılırken tam olarak bilinemediği durumlar için kullanılan belirsiz alacak davası, aynı Kanun'la (7589 sayılı Kanun) Temmuz 2026'dan itibaren yürürlükten kalkmıştır. Bu tarihten sonra açılan dosyalarda kısmi dava yolu tercih edilmekte, talep edilen tutar ise tahkikat bitene kadar yalnızca bir kez yükseltilebilmektedir.

Uygulamada dikkat edilmesi gerekenler

Kusur oranları tazminatın miktarını doğrudan belirler; bu nedenle kazanın hemen ardından toplanan bilgiler sonraki tüm aşamaları etkiler.

  • Yalnızca maddi hasarlı kazalarda taraflar tutanağı kendileri düzenleyebilir. Yaralanma veya ölüm varsa polis ya da jandarma tutanak tutar ve çoğu zaman ceza soruşturması başlar.
  • Olay yeri fotoğrafları, çevredeki kamera kayıtları ve tanıkların iletişim bilgileri gecikmeden toplanmalıdır; kamera kayıtları kısa süre içinde silinebilir.
  • Sigorta başvurusunun eksik belgeyle yapılması, cevap süresinin işlemeye başlamasını tartışmalı hâle getirebilir. Başvurunun eksiksiz ve ispatlanabilir biçimde yapılması önerilir.
  • Kısmi ödeme kabul edilirken imzalanan ibraname veya benzeri belgelerin içeriği, bakiye talepler bakımından belirleyicidir.
  • Tahkim ile dava arasında seçim yapılırken süre, masraf ve kanun yolu imkânları birlikte tartılmalıdır.

Zamanaşımı süreleri

KTK m. 109 iki ayrı süre koyar. Birincisi kısa süredir: zarar gören, zararını ve bundan sorumlu olanı öğrendiği andan başlayarak iki yıl içinde talebini ileri sürmelidir. İkincisi üst sınırdır: öğrenme ne zaman gerçekleşirse gerçekleşsin, kazanın üzerinden on yıl geçtikten sonra talep zamanaşımına uğrar. Ölüm veya yaralanmalı kazalarda fiil çoğu zaman bir suç da oluşturur; ceza hukukunun o suç için tanıdığı dava süresi daha uzunsa tazminat istemi de bu süreye tabi olur.

Özellikle tedavisi uzun süren yaralanmalarda zararın ne zaman öğrenilmiş sayılacağı tartışmalı olabileceğinden, hesap yapılırken en erken başlangıç tarihi esas alınmalıdır. Sigortacıyla uzayan yazışmalar sürenin akışını kendiliğinden kesmez.

Sık sorulan sorular

Sigorta şirketine başvurmadan dava açılabilir mi?

Kural olarak hayır. Kanun, dava ya da tahkimden önce zorunlu trafik sigortası şirketine yazılı başvuruyu şart koşar. Başvuru yapılmadan dava açılırsa mahkeme kural olarak başvurunun tamamlanması için süre verir.

Sigorta şirketi cevap vermezse ne yapılır?

On beş günlük bekleme süresi yanıtsız geçerse, ya da şirketin teklifi zararı karşılamıyorsa, zarar gören iki seçenekten birini kullanır: mahkemede dava açmak veya Sigorta Tahkim Komisyonu'na gitmek.

Manevi tazminat sigorta şirketinden istenebilir mi?

Zorunlu trafik sigortacısından istenemez; kanun bu kalemi trafik poliçesinin teminatı dışında bırakmıştır. Manevi tazminat için işleten ve sürücü hedef alınır, aracın İMM poliçesi manevi tazminatı da kapsıyorsa bu poliçeyi düzenleyen şirkete de başvurulabilir.

Karşı tarafın sigortası yoksa ne olur?

Aracın zorunlu trafik sigortası yoksa, araç tespit edilemiyorsa veya çalıntıysa bazı zararlar için Güvence Hesabı'na başvurulabilir. Aracın işleteni ve sürücüsü de genel hükümlere göre sorumlu olmaya devam eder.

Kısmen kusurlu olan kişi tazminat alabilir mi?

Evet. Zarar görenin de kusuru varsa tazminat ortadan kalkmaz, kusur oranında indirilir. Kusur oranları kaza tespit tutanağı, kolluk kayıtları ve gerekirse bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Başvurunun ve sürelerin somut olaya göre planlanması için bir avukatın değerlendirmesine başvurulması uygun olur.

Trafik sigortasına tazminat başvuru dilekçesi örneği

  • Bu dilekçe, dava açmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası şirketine, başvuru tarihini ispatlayacak bir yolla (iadeli taahhütlü posta, noter, KEP veya şirketin yazılı başvuru kanalı) verilir.
  • Şirket başvurudan itibaren on beş gün içinde cevap vermezse veya cevap uygun bulunmazsa dava ya da tahkim yoluna gidilebilir; talepler zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar (KTK m. 97, m. 109).
  • Dilekçeye kaza tespit tutanağı veya kolluk tutanağı, ruhsat, ehliyet ve kimlik örnekleri, varsa hasar fotoğrafları, onarım faturası, hastane kayıtları ve sağlık raporları, ölüm hâlinde ölüm belgesi ve mirasçılık belgesi eklenir.
Trafik sigortasına tazminat başvuru dilekçesi örneği
[SİGORTA ŞİRKETİ UNVANI] GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
(Hasar / Tazminat Birimi)
[Şirket Adresi]

BAŞVURAN            : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........])
                      [Adres]
                      [Bildirim için e-posta adresi]
VEKİLİ              : [Varsa Av. Ad Soyad, adres]
SİGORTALI ARAÇ      : [Plaka] plakalı araç
POLİÇE NO           : [Poliçe No] (biliniyorsa)
KAZA TARİHİ VE YERİ : [Tarih], [İL / ilçe, kaza yeri]
BAŞVURANIN ARACI    : [Plaka] plakalı araç (araç hasarı talep ediliyorsa)
KONU                : KTK m. 97 uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında
                      tazminat başvurusudur.

AÇIKLAMALAR :

1. [Tarih] tarihinde [kaza yeri] mevkiinde, şirketinize zorunlu mali sorumluluk
   sigortası ile sigortalı [Plaka] plakalı araç ile [maliki olduğum [Plaka] plakalı araç
   / yaya olarak bulunduğum ben] arasında trafik kazası meydana gelmiştir.

2. Kaza, [taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağı / kolluk tarafından düzenlenen

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.