0 (501) 054 16 16
Aile Hukuku

Anlaşmalı boşanmanın şartları

Anlaşmalı boşanma için en az bir yıllık evlilik, ortak irade, eşlerin hâkim önünde bizzat dinlenmesi ve onaylanan bir protokol gerekir.

Ekim 2026Av. Alaaddin Enes Sağcan~6 dk okumaTMK m. 166

Anlaşmalı boşanmanın dört şartı vardır: evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı, eşler mahkemeye birlikte başvurmalı ya da biri diğerinin açtığı davayı kabul etmeli, hâkim her iki eşi duruşmada bizzat dinlemeli ve boşanmanın mali sonuçlarıyla çocukların durumunu düzenleyen protokolü uygun bulmalıdır. Bu şartların hepsi Türk Medeni Kanunu m. 166'nın üçüncü fıkrasında yer alır. Biri eksik kalırsa dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanmaz.

Anlaşmalı boşanmanın mantığı

Çekişmeli boşanmada eşlerden biri, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve ortak hayatın sürdürülemeyeceğini ispat etmek zorundadır. Tanıklar dinlenir, kusur tartışılır, yargılama aylarca sürebilir. TMK m. 166/3 ise eşlerin iradesi örtüştüğünde bu ispat yükünü kaldırır: kanuni şartlar gerçekleşmişse evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve hâkim kimin kusurlu olduğunu ayrıca araştırmaz.

Kolaylığın karşılığında kanun koyucu bazı güvenceler öngörmüştür. Aceleyle, baskı altında ya da sonuçları düşünülmeden verilmiş bir boşanma kararının önüne geçmek için bir yıllık süre, hâkimin eşleri yüz yüze dinlemesi ve protokolün hâkim denetiminden geçmesi aranır. Şartları bu açıdan okumak, mahkemelerin neden bu kadar titiz davrandığını anlamayı kolaylaştırır.

Birinci şart: en az bir yıl süren evlilik

Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Süre resmi nikâh tarihinden dava tarihine kadar hesaplanır. Eşlerin bu dönemde fiilen bir arada yaşayıp yaşamadığı önem taşımaz; ayrı geçirilen aylar da süreye dahildir.

Bir yılı doldurmadan açılan davada anlaşmalı boşanma hükümleri uygulanamaz. Eşler her konuda uzlaşmış olsalar bile dava, ancak genel boşanma sebepleri ve çekişmeli yargılama kuralları çerçevesinde yürüyebilir. Uygulamada en kolay önlenebilir hatalardan biri, nikâh yıldönümüne birkaç hafta kala dilekçenin verilmesidir. Böyle bir durumda birkaç haftalık bekleme, uzun sürecek bir çekişmeli yargılamadan çok daha az yıpratıcıdır.

İkinci şart: ortak başvuru ya da davanın kabulü

Kanun ortak iradenin iki yoldan ortaya konmasına izin verir. İlkinde eşler mahkemeye birlikte başvurur; dilekçeyi ve protokolü ikisi de imzalar. İkincisinde eşlerden biri boşanma davası açar, diğeri bu davayı kabul eder.

İkinci yolun pratik bir sonucu vardır: çekişmeli olarak başlayan bir dava, yargılama sürerken tarafların uzlaşmasıyla anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir. Eşler protokol üzerinde anlaşır ve duruşmada iradelerini açıklarsa, hâkim diğer şartları da arayarak anlaşmalı boşanma kararı verebilir.

Kabul beyanının kayıtsız ve şartsız olması gerekir. "Boşanmayı kabul ediyorum ama nafaka konusunda anlaşmıyorum" diyen eşin beyanı yeterli değildir, çünkü kanun mali sonuçlar ve çocuklar konusunda da uzlaşma arar. Taraflardan biri karar verilmeden önce iradesinden dönerse anlaşmalı boşanmanın dayanağı ortadan kalkar.

Üçüncü şart: hâkimin eşleri bizzat dinlemesi

Hâkim, eşlerin her birini duruşmada şahsen dinlemek ve boşanma iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmek zorundadır. Bu yüzden anlaşmalı boşanmada eşlerin duruşmaya kendilerinin gelmesi gerekir. Avukatla temsil mümkündür ve çoğu zaman tercih edilir; ancak vekilin duruşmada bulunması, eşin bizzat dinlenmesinin yerini tutmaz.

Duruşmada hâkim genellikle eşlere boşanmak isteyip istemediklerini, protokolü okuyup anlayıp anlamadıklarını ve herhangi bir baskı altında olup olmadıklarını sorar. Kısa bir duruşmadır, fakat hâkimin kanaati olumlu olmadıkça karar çıkmaz. Eşlerden birinin tereddüt ettiği, protokolün bir maddesine itiraz ettiği ya da baskı altında kaldığı izlenimi doğarsa anlaşmalı boşanmaya hükmedilmez.

Dördüncü şart: hâkimin uygun bulduğu protokol

Son şart, eşlerin para meselelerini ve varsa çocuklarla ilgili düzeni yazılı bir metinde birlikte belirlemesi ve bu metnin hâkimin onayından geçmesidir. Adliye dilinde bu belgeye anlaşmalı boşanma protokolü denir.

Hâkimin onayı bir formalite değildir. Metin eşlerden birini ya da çocuğu korumasız bırakıyorsa hâkim maddelere müdahale edebilir. Örneğin çocuk için öngörülen iştirak nafakasını ihtiyaçlar karşısında düşük bulabilir veya kişisel ilişki düzenini çocuğun yaşına uygun hâle getirebilir. Taraflar bu değişiklikleri kabul ederse boşanmaya karar verilir; kabul etmezlerse anlaşmalı boşanmanın şartları gerçekleşmiş olmaz.

Protokolde hangi konular yer almalı?

Protokol, boşanmadan sonraki ilişkinin haritasıdır. Bir maddenin eksik ya da muğlak bırakılması, karar kesinleştikten sonra yeni bir davanın kapısını aralar. Özenle hazırlanmış bir protokolde genellikle şu başlıklar bulunur:

  • Velayetin hangi ebeveyne bırakılacağı ya da ortak velayet isteniyorsa bu talebin açıkça yazılması
  • Velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocukla kişisel ilişkisi; hafta sonları, bayramlar, yarıyıl ve yaz tatilleri için ayrı ayrı belirlenmiş gün ve saatler
  • Çocuk için ödenecek iştirak nafakasının tutarı, ödeme günü ve yıllık artış esası
  • Eşlerden biri için yoksulluk nafakası öngörülüyorsa tutarı ve artışı ya da karşılıklı olarak nafaka istenmediği
  • Maddi ve manevi tazminat konusunda tarafların talepleri ya da bu taleplerden vazgeçildiği
  • Mal rejiminin tasfiyesi, ev eşyası, taşınmaz ve araçların paylaşımı, ortak borçların kim tarafından ödeneceği
  • Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti konusundaki anlaşma

Ortak velayet kanunda açıkça düzenlenmiş değildir. Yargıtay'ın son yıllardaki uygulamasında, tarafların birlikte istemesi ve çocuğun yararına uygun olması hâlinde kabul edilebilmektedir. Bu nedenle ortak velayet isteniyorsa protokolde açık ve ayrıntılı biçimde yer almalıdır.

Protokol hazırlarken sık yapılan hatalar

Uygulamada sıkça görülen tablo, protokolün hızla imzalanması ve ayrıntıların "sonra konuşuruz" denilerek geçiştirilmesidir. Karar kesinleştikten sonra bu "sonra" çoğu zaman yeni bir dava anlamına gelir.

  • Genel ifadeler: "Taraflar birbirinden hiçbir hak ve alacak talep etmeyecektir" gibi kalıp cümleler, özellikle mal rejimi alacakları bakımından ileride tartışma doğurabilir. Hangi haklardan vazgeçildiği tek tek yazılmalıdır.
  • Taşınmaz devri: Bir taşınmazın diğer eşe devredileceği kararlaştırılıyorsa tapu bilgileri, devir zamanı ve masrafların kime ait olduğu açıkça belirtilmelidir.
  • Nafaka artışı: İştirak nafakası için yıllık artış esası öngörülmezse, enflasyon karşısında ayrı bir artırım davası kaçınılmaz hâle gelebilir.
  • Kişisel ilişki: "Uygun zamanlarda görüşür" demek yetmez. İcra yoluyla uygulanabilecek kadar somut gün ve saatler yazılmalıdır.
  • Okul ve sağlık giderleri: Bu giderlerin nafakaya dahil mi olduğu, yoksa ayrıca mı karşılanacağı netleştirilmelidir.

Bu nedenle protokol imzalanmadan önce her madde için şu soruyu sormak önerilir: "Bu madde birkaç yıl sonra icra yoluyla uygulatılmak istense, icra dairesi ne anlar?" Yorum gerektirmeden uygulanabilen bir metin, iyi bir protokoldür.

Dava nerede açılır ve nasıl ilerler?

Anlaşmalı boşanma davası aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yer bakımından iki seçenek vardır: eşlerden herhangi birinin oturduğu yerin mahkemesi ya da eşlerin dava tarihinden geriye doğru en az altı ay birlikte yaşadıkları yerin mahkemesi (TMK m. 168). Boşanma davaları dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir.

Dilekçeye imzalı protokol, nüfus kayıt örneği ve kimlik bilgileri eklenir. Mahkeme duruşma günü belirler; eşler o gün hazır bulunur, hâkim tarafları dinler ve şartları yerinde görürse aynı duruşmada karar verebilir. Kanun yoluna başvurulmazsa karar kesinleşir ve nüfus kayıtlarına işlenir. Harç ve masraflar her yıl güncellendiğinden, başvuru tarihindeki tutarları adliyeden ya da UYAP üzerinden öğrenmek gerekir.

Uygulamada ilk duruşmada karar çıkmamasının en sık iki nedeni görülür: eşlerden birinin duruşmaya gelmemesi ya da protokolde hâkimin değiştirmek istediği bir maddenin bulunması. Bu iki noktaya önceden hazırlanmak süreci belirgin biçimde kısaltır.

Sık sorulan sorular

Evlilik bir yılı doldurmadıysa anlaşmalı boşanma mümkün mü?

Hayır. Bir yıllık süre kanuni bir şarttır ve dava tarihinde dolmuş olmalıdır. Süre dolmadan boşanmak isteyen eşler ancak çekişmeli boşanma yoluna gidebilir. Sürenin kısa bir süre sonra dolacağı durumlarda beklemek genellikle daha isabetli bir tercihtir.

Duruşmaya yalnızca avukatımın katılması yeterli mi?

Yeterli değildir. Hâkim eşleri bizzat dinlemek zorunda olduğundan her iki eşin de duruşmada hazır bulunması gerekir. Avukat protokolü hazırlar, süreci yürütür ve duruşmada eşlik eder; ancak eşin kendi beyanının yerine geçemez.

Hâkim protokolde değişiklik yapabilir mi?

Evet. Hâkim protokolü olduğu gibi onaylamak zorunda değildir; çocuğun ya da eşlerden birinin aleyhine gördüğü maddeleri değiştirebilir. Taraflar bu değişiklikleri kabul ederse boşanma kararı verilir; kabul etmezlerse anlaşmalı boşanma gerçekleşmez ve dava çekişmeli olarak devam edebilir.

Çekişmeli açılan dava anlaşmalıya dönüşebilir mi?

Evet. Eşlerden birinin açtığı davayı diğeri kabul eder ve mali sonuçlar ile çocuklar konusunda uzlaşmaya varılırsa, kanundaki diğer şartlar da mevcut olduğu takdirde mahkeme anlaşmalı boşanma kararı verebilir.

Protokolde yer almayan bir konu için sonradan dava açılabilir mi?

Protokolde açıkça düzenlenmeyen ya da açıkça vazgeçilmeyen haklar ileride ayrı bir uyuşmazlığa konu olabilir. Bu nedenle mal paylaşımı, tazminat ve nafaka gibi başlıkların protokolde net biçimde ele alınması gerekir. Protokolün imzadan önce hukuki açıdan gözden geçirilmesi, bu tür sonradan doğabilecek uyuşmazlıkları azaltır.

Anlaşmalı boşanma dava dilekçesi örneği

  • Dilekçe, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yerdeki aile mahkemesine, yoksa asliye hukuk mahkemesine verilir (TMK m. 168).
  • Dava açmak için bir süre öngörülmemiştir; ancak evliliğin en az bir yıl sürmüş olması şarttır (TMK m. 166/3).
  • Dilekçeye her iki eşin imzaladığı boşanma protokolü, nüfus kayıt örneği ve varsa vekaletname eklenir.
Anlaşmalı boşanma dava dilekçesi örneği
[İL] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE

DAVACI      : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........])
              [Adres]
VEKİLİ      : [Varsa Av. Ad Soyad, adres]
DAVALI      : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........])
              [Adres]
KONU        : Tarafların TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına ve ekte
              sunulan boşanma protokolünün onaylanmasına karar verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR :

1. Davacı ile davalı [Tarih] tarihinde evlenmiş olup [İL/İLÇE] Nüfus Müdürlüğünde
   karı-koca olarak kayıtlıdır. Evlilik, dava tarihi itibarıyla en az bir yıl sürmüştür.

2. Tarafların bu evlilikten doğan müşterek çocuğu/çocukları: [Çocuğun Ad Soyadı, Doğum
   Tarihi]. [Müşterek çocuk yoksa: "Tarafların müşterek çocuğu bulunmamaktadır."]

3. Taraflar arasındaki evlilik birliği temelinden sarsılmıştır. Taraflar boşanma konusunda
   anlaşmış; boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi ekte
   sunulan [Tarih] tarihli boşanma protokolünde serbest iradeleriyle kararlaştırarak
   imzalamışlardır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.