0 (501) 054 16 16
Tazminat

Manevi tazminat davası

Manevi tazminat hangi hâllerde istenir, yakınlar talep edebilir mi, tutar nasıl belirlenir; görevli mahkeme, deliller ve zamanaşımı.

Ekim 2026Av. Alaaddin Enes Sağcan~6 dk okumaTBK m. 58

Manevi tazminat, beden bütünlüğü veya kişilik hakkı hukuka aykırı biçimde zedelenen kişinin yaşadığı acı ve üzüntüyü kısmen dengelemek için ödenen bir paradır. Bedensel zararlarda Türk Borçlar Kanunu m. 56, onur, şeref ve özel hayat gibi kişilik değerlerine yönelik saldırılarda TBK m. 58 uygulanır. Kanunda belirlenmiş bir tutar yoktur, miktarı hâkim takdir eder ve dava kural olarak iki yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmalıdır.

Manevi zarar nedir, maddi zarardan farkı ne?

Maddi zarar kişinin malvarlığında ölçülebilir bir eksilme yaratır; onarım faturası, kazanç kaybı ya da tedavi masrafı rakamla ifade edilir. Manevi zarar ise kişinin iç dünyasında ve kişiliğinde ortaya çıkar. Bu nedenle maddi tazminat bir hesaplamayla bulunurken manevi tazminat bir hakkaniyet değerlendirmesiyle belirlenir.

Kanun manevi tazminatı iki ana eksende düzenler:

  • Beden bütünlüğünün zedelenmesi veya ölüm (TBK m. 56). Trafik kazası, iş kazası, darp ya da tıbbi müdahale sonucu ortaya çıkan yaralanmalar bu gruptadır.
  • Kişilik hakkının zedelenmesi (TBK m. 58). Hakaret, iftira, özel hayatın veya haberleşmenin gizliliğinin ihlali, kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması, basın ya da sosyal medya yoluyla yapılan saldırılar bu kapsamda ele alınabilir.

Bunlar dışında da manevi tazminat gündeme gelebilir. Sözleşmeye aykırı bir davranış aynı zamanda kişilik hakkını zedelemişse haksız fiile ilişkin hükümler kıyasen uygulanabilir. Boşanmaya yol açan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan eş de manevi tazminat isteyebilir (TMK m. 174).

Talebin şartları

Manevi tazminat için genel olarak şu unsurların birlikte bulunması aranır:

  • Hukuka aykırı bir eylem
  • Bu eylem nedeniyle kişilik değerlerinde meydana gelen zarar
  • Eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağı
  • Kanunun öngördüğü bir sorumluluk sebebi; kusur sorumluluğunun söz konusu olduğu hâllerde failin kusuru

Bazı hâllerde kanun kusur aramaz. Motorlu araç işleteninin sorumluluğu ya da işverenin belirli durumlardaki sorumluluğu kusursuz sorumluluk örnekleridir. Bu durumlarda da manevi tazminat istenebilir; ancak tarafların kusur durumu tutarın belirlenmesinde yine hesaba katılır.

Her olumsuz deneyim manevi tazminat doğurmaz. Gündelik hayatta yaşanan sıradan rahatsızlıklar, kırgınlıklar ya da eleştiri sınırında kalan sözler kural olarak bu kapsama girmez. Basın ve sosyal medya yoluyla yapılan açıklamalarda ifade özgürlüğü ile kişilik hakkı arasında bir denge kurulur; mahkemeler açıklamanın gerçeğe uygunluğuna, kamuyu ilgilendirip ilgilendirmediğine ve kullanılan dilin ölçülü olup olmadığına bakar.

Kimler talep edebilir?

Kural olarak manevi tazminatı, kişilik hakkı zedelenen ya da bedensel zarar gören kişinin kendisi ister.

Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde kanun, zarar görenin ya da ölenin yakınlarına da bu hakkı tanır (TBK m. 56). "Yakın" kavramı kanunda tek tek sayılmamıştır. Uygulamada eş, çocuklar, anne, baba ve kardeşler başta olmak üzere, zarar görenle arasında sıkı bir duygusal bağ bulunan kişiler bu kapsamda değerlendirilir.

Yakınların hakkı, zarar görenin kendi hakkından bağımsızdır. Her yakın kendi yaşadığı acı nedeniyle ve kendi adına dava açar; bu nedenle talepler ayrı ayrı incelenir ve hükmedilen tutarlar kişiden kişiye değişebilir. Yaralanmanın ağır olup olmadığı somut olaya göre belirlenir; hafif yaralanmalarda yakınların talebi kural olarak kabul görmez.

Tutar nasıl belirlenir?

Manevi tazminat için kanunda bir tablo ya da hesap yöntemi bulunmaz. Hâkim olayın özelliklerini gözeterek uygun gördüğü miktara hükmeder. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında öne çıkan ölçütler şunlardır:

  • Olayın meydana geliş biçimi ve ağırlığı
  • Tarafların kusur durumu
  • Zarar görenin yaşadığı acının yoğunluğu ve kalıcı bir iz bırakıp bırakmadığı
  • Tarafların sosyal ve ekonomik durumu
  • Olay tarihindeki paranın alım gücü

Yargıtay, manevi tazminatın bir ceza olmadığını ve zarar gören için zenginleşme aracına dönüşmemesi gerektiğini vurgular. Öte yandan belirlenen miktarın zarar görende gerçek bir tatmin duygusu yaratacak düzeyde olması gerektiğini de kabul eder. Benzer görünen olaylarda farklı tutarlara hükmedilmesinin nedeni budur.

Kişilik hakkı ihlallerinde hâkim, para yerine veya paraya ek olarak başka bir giderim biçimine de karar verebilir; saldırının kınanması ya da kararın yayımlanması bunlara örnektir (TBK m. 58). Zarar görenin kendisi de kusurluysa veya zararın artmasına katkıda bulunmuşsa tazminat bu oranda indirilebilir.

Görevli ve yetkili mahkeme

Manevi tazminat davalarında genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Uyuşmazlığın niteliğine göre bu kural değişir:

  • İş kazası veya iş ilişkisinden doğan taleplerde iş mahkemesi
  • Boşanmayla bağlantılı taleplerde aile mahkemesi
  • Kamu görevlisinin görevi sırasında verdiği zararlarda kural olarak görevliye değil idareye karşı, çoğu durumda idari yargıda dava

Yetki bakımından genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6). Haksız fiilden doğan davalarda ayrıca fiilin işlendiği veya zararın doğduğu yer ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 16). Davacı bu seçeneklerden birini tercih edebilir.

Trafik kazasından doğan manevi tazminat talepleri zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışındadır. Bu talepler aracın işleteni ve sürücüsüne ya da kapsamı varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına yöneltilir.

Dava, talep edilen miktar üzerinden nispi harca tabidir. Temmuz 2026'da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile belirsiz alacak davası kaldırılmıştır. Bu tarihten sonra açılan davalarda talep miktarı baştan gösterilir; kısmi dava açılmışsa miktar tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir.

Uygulamada dikkat edilmesi gerekenler

Talep miktarının belirlenmesi davanın en hassas noktalarından biridir. Mahkeme talep edilen tutarın üzerinde tazminata hükmedemez, daha azına hükmedebilir. Reddedilen kısım yargılama giderleri ve karşı taraf vekâlet ücreti bakımından davacı aleyhine sonuç doğurabilir. Bu nedenle olayın ağırlığıyla orantısız, aşırı yüksek talepler yerine benzer olaylardaki yargı uygulaması gözetilerek gerçekçi bir miktar belirlenmesi önerilir.

İspat yükü davacıdadır. Hukuka aykırı eylemin ve kişilik değerlerinin zedelendiğinin ortaya konması gerekir. Delil toplama aşamasında şu noktalar öne çıkar:

  • Bedensel zararlarda hastane kayıtları, adli tıp raporları ve sağlık kurulu raporları dosyanın omurgasını oluşturur.
  • Kişilik hakkı ihlallerinde yazışmalar, tanık beyanları ve varsa ceza soruşturması dosyası önem taşır.
  • İnternet içerikleri sonradan silinebileceğinden, paylaşımların erişim adresi ve tarih bilgisiyle birlikte gecikmeden kayıt altına alınması gerekir.
  • Gerektiğinde mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırabilir; teknik konularda bu talebin dilekçede açıkça yer alması yararlıdır.

Uygulamada sık görülen bir başka hata, ceza davasının sonucunu beklerken zamanaşımı süresinin gözden kaçırılmasıdır. Ceza yargılamasının sürmesi, hukuk davası için sürenin işlemesini kendiliğinden durdurmaz.

Faiz, zamanaşımı ve ceza davasının etkisi

Haksız fiilde fail, eylemin gerçekleştiği anda temerrüde düşmüş sayılır; bunun için ayrıca ihtar gönderilmesi gerekmez. Bu nedenle manevi tazminata kural olarak olay tarihinden itibaren faiz işletilir.

TBK m. 72 haksız fiil tazminatı için iki katmanlı bir süre öngörür: zarar gören, hem uğradığı zararı hem de bundan kimin sorumlu olduğunu öğrendikten sonra iki yıl içinde dava açmalıdır; bu öğrenme hiç gerçekleşmese bile eylemin üzerinden on yıl geçtiğinde talep zamanaşımına uğrar. Eylem aynı zamanda bir suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir dava zamanaşımı öngörüyorsa, tazminat talebi için de bu uzun süre uygulanır.

Hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesi ve beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m. 74). Bununla birlikte ceza mahkemesinin kesinleşmiş olarak tespit ettiği maddi olgular hukuk yargılamasında dikkate alınır.

Sık sorulan sorular

Manevi tazminat miktarı neye göre belirlenir?

Kanunda sabit bir tutar veya hesap yöntemi yoktur. Hâkim; olayın ağırlığını, tarafların kusurunu, sosyal ve ekonomik durumlarını ve zarar görenin yaşadığı acının yoğunluğunu birlikte değerlendirerek hakkaniyete uygun bir miktar belirler.

Ölen kişinin yakınları manevi tazminat isteyebilir mi?

Evet. Ölüm veya ağır bedensel zarar hâlinde ölenin ya da zarar görenin yakınları kendi adlarına manevi tazminat isteyebilir. Uygulamada bu hakkı en sık eş, çocuklar, anne, baba ve kardeşler kullanır.

Sosyal medyadaki hakaret için manevi tazminat istenebilir mi?

Evet. Kişinin onurunu, şerefini veya saygınlığını zedeleyen paylaşımlar kişilik hakkı ihlali sayılabilir ve manevi tazminata konu olabilir. Ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesi zorunlu değildir.

Dava hangi süre içinde açılmalıdır?

Kural olarak zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde olaydan itibaren on yıl içinde. Eylem daha uzun zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa bu uzun süre uygulanır.

Ceza davasında beraat çıkarsa manevi tazminat davası reddedilir mi?

Her zaman değil. Hukuk hâkimi beraat kararıyla ve ceza mahkemesinin kusura ilişkin değerlendirmesiyle bağlı değildir. Beraat, eylemin hukuk bakımından haksız fiil sayılmasına her durumda engel oluşturmaz. Somut durumunuz için bir avukattan görüş almanız yerinde olur.

Manevi tazminat dava dilekçesi örneği

  • Bu dava, kişilik hakkı veya bedensel bütünlüğü hukuka aykırı biçimde zedelenen kişi tarafından kural olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır; iş kazası veya iş ilişkisinden doğan taleplerde iş mahkemesi, boşanmayla bağlantılı taleplerde aile mahkemesi görevlidir ve kamu görevlisinin görevi sırasında verdiği zararda dava kural olarak idareye karşı açılır.
  • Dava, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde açılmalıdır; eylem daha uzun dava zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (TBK m. 72).
  • Dilekçeye deliller, varsa ceza soruşturması dosyasına ilişkin bilgiler ve vekâletname eklenir; dava talep edilen miktar üzerinden nispi harca tabi olduğundan harç ve gider avansı da yatırılır.
Manevi tazminat dava dilekçesi örneği
[İL] NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE

DAVACI      : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........])
              [Adres]
VEKİLİ      : [Varsa Av. Ad Soyad, adres]
DAVALI      : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [Biliniyorsa])
              [Adres]
KONU        : Kişilik haklarına saldırı nedeniyle [Tutar] TL manevi tazminatın olay
              tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili talebidir.
DAVA DEĞERİ : [Tutar] TL

AÇIKLAMALAR :

1. Davalı ile aramızda [tarafların ilişkisi: komşuluk, iş ilişkisi, tanışıklık vb. /
   herhangi bir ilişki bulunmamaktadır].

2. Davalı, [Tarih] tarihinde [olayın gerçekleştiği yer veya ortam: yüz yüze, sosyal
   medya hesabı, internet sitesi, basın yayın organı] üzerinden [eylemin kısa anlatımı:
   hakkımda gerçeğe aykırı ve onur kırıcı ifadeler kullanmış / özel hayatıma ilişkin
   bilgileri rızam dışında paylaşmış]. [İnternet içeriği söz konusuysa: İçerik, erişim
   adresi ve tarih bilgisiyle birlikte kayıt altına alınmıştır.]

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.