Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat davalarında, mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Ticari bir ilişkiden doğan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da 1 Eylül 2023'ten itibaren aynı kurala bağlanmıştır. Arabulucuya uğramadan açılan dava, dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddedilir.
Dava şartı arabuluculuğun mantığı
Arabuluculukta taraflar, tarafsız bir üçüncü kişinin yardımıyla uyuşmazlıklarını kendi aralarında çözmeye çalışır. Arabulucu hâkim ya da hakem değildir; karar vermez, yalnızca tarafların konuşmasını ve ortak bir zemin bulmasını kolaylaştırır.
Arabuluculuk kural olarak gönüllüdür. Kanun koyucu ise bazı uyuşmazlıklarda dava açmadan önce bu yolun denenmesini şart koşmuştur; buna dava şartı arabuluculuk denir. Ticari davalar için kural 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5/A maddesindedir. Madde 7155 sayılı Kanun'la eklenmiş ve 1 Ocak 2019'da yürürlüğe girmiştir. Usule ilişkin ayrıntılar 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A'da düzenlenir.
Zorunlu olan anlaşmak değil, başvurmaktır. Taraflar uzlaşamazsa dava yolu açık kalır.
Kuralın arkasındaki düşünce, tacirler arasında çoğu zaman süregiden ilişkilerin yıllar sürebilecek yargılamalara dönüşmeden çözülmesidir. Arabuluculuk masası, ilişkiyi koparmadan ödeme planı ya da mahsup gibi pratik çözümleri konuşmaya elverişli bir ortam sunar.
Kapsama giren ve girmeyen davalar
TTK m. 5/A'ya göre zorunluluk, şu koşullar birlikte gerçekleştiğinde doğar:
- Uyuşmazlık TTK m. 4'te veya diğer kanunlarda sayılan ticari davalardan olmalıdır.
- Talebin konusu bir miktar paranın ödenmesi olmalıdır.
- Talep bir alacak veya tazminat talebi ya da itirazın iptali, menfi tespit veya istirdat davası olmalıdır.
İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının kapsamda olup olmadığı eskiden tartışmalıydı. 7445 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik bu tartışmayı kapattı; 1 Eylül 2023'ten itibaren bu davalar da açıkça kapsamdadır.
Bir davanın ticari olup olmadığı TTK m. 4'e göre belirlenir. Her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren konulardan doğan davalar ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın TTK'da düzenlenen konulardan doğan davalar ticari davadır. Çek ve bono gibi kıymetli evraka ilişkin davalar da bu nedenle ticari dava sayılır.
İki şirket arasındaki satıştan doğan fatura alacağı, ticari bir kira ilişkisinden kaynaklanan tazminat talebi ya da bonoya dayalı menfi tespit davası bu yüzden kapsama girer.
Konusu para olmayan ticari davalarda arabuluculuk şartı aranmaz. Örneğin:
- Genel kurul kararlarının iptali veya butlanının tespiti
- Şirketin feshi veya ortaklıktan çıkma talepleri
- İflas ve konkordato talepleri
- Kıymetli evrakın iptali gibi çekişmesiz yargı işleri
- Bir malın teslimi veya bir işin yapılması gibi para dışı talepler
Tüketici uyuşmazlıkları ticari dava değildir; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a ve onun arabuluculuk ile hakem heyeti kurallarına tabidir. İşçilik alacakları için de 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ayrı bir arabuluculuk düzeni öngörür. Hem para hem başka bir şey istenen karma taleplerde ise kapsam, somut talebe göre değerlendirilir.
Başvurudan son tutanağa
Başvuru adliyelerdeki arabuluculuk bürolarına yapılır; büro bulunmayan yerlerde bu görev sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğünce yürütülür. Taraf şahsen ya da avukatı aracılığıyla başvurabilir. Büro listeden bir arabulucu görevlendirir; taraflar bir isim üzerinde anlaşmışsa o arabulucu da görevlendirilebilir.
Başvuruda karşı tarafın unvanı ve adresi, uyuşmazlığın konusu ve talep edilen miktar yer alır. Arabulucu tarafları bu bilgiler üzerinden davet ettiği için adresin doğru olması önemlidir.
Toplantılar yüz yüze ya da uygun hallerde elektronik ortamda yapılabilir. TTK m. 5/A arabulucuya altı haftalık bir çalışma süresi tanır. Süre görevlendirme tarihinden başlar; zorunluluk varsa arabulucu bunu en çok iki hafta daha uzatabilir.
Süreç sonunda arabulucu, tarafların anlaşıp anlaşmadığını gösteren bir son tutanak düzenler. Anlaşma olmazsa davacı, dava dilekçesine bu tutanağın aslını ya da arabulucunun onayladığı bir örneğini ekler.
Sürecin iki önemli sonucu vardır:
- Arabuluculuk sürdükçe zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler askıda kalır; bu etki başvuru gününden son tutanağın imzalandığı güne kadar devam eder.
- Anlaşma sağlanamazsa ilk iki saatlik arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir ve sonradan yargılama giderine eklenir.
Hak düşürücü sürelerin işlememesi, özellikle bir yıllık süreye bağlı itirazın iptali davasında alacaklıya nefes aldırır.
Toplantılar gizlidir. Taraflar ve arabulucu, süreçte sunulan bilgi ve belgeleri ve yapılan teklifleri daha sonra açılacak davada delil olarak kullanamaz. Arabuluculukta yapılan bir uzlaşma teklifi, davada teklifi yapanın aleyhine bir kabul gibi yorumlanamaz; bu güvence tarafların masada açık konuşabilmesi içindir.
Anlaşma sağlanırsa
Taraflar anlaşırsa arabulucu, kimin neyi hangi tarihte ödeyeceğini veya yapacağını gösteren bir anlaşma belgesi düzenler. Belgeyi taraflar, avukatları ve arabulucu birlikte imzalarsa ayrıca icra edilebilirlik şerhine gerek kalmadan ilam niteliğinde belge sayılır. Diğer hallerde taraflar mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alabilir.
İlam niteliğindeki anlaşma belgesine uyulmazsa alacaklı doğrudan icra takibi başlatabilir. Anlaşılan konularda taraflar sonradan dava açamaz.
Anlaşmanın içeriği serbestçe belirlenebilir; ana alacak, faiz, ödeme takvimi ve masraflar ayrı ayrı konuşulabilir. Borcun taksitlerle ödenmesi ya da bir kısmından vazgeçilmesi kararlaştırılabilir. Taraflar uyuşmazlığın yalnızca bir bölümünde de anlaşabilir; ana alacakta uzlaşıp faizde anlaşamamak mümkündür. Bu durumda son tutanakta anlaşılan ve anlaşılamayan konular ayrı ayrı yazılır ve anlaşılamayan kısım için dava açılabilir.
Kurala uyulmazsa ne olur?
Arabulucuya hiç başvurulmadan açılan dava, mahkemece başka bir işlem yapılmadan dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Davacı bu durumda yargılama giderleri ve karşı tarafın vekâlet ücretiyle karşılaşabilir.
Başvuru yapılmış ama son tutanak dilekçeye eklenmemişse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; tutanak bu sürede sunulmazsa dava usulden reddedilir.
Dava açıldıktan sonra arabulucuya gitmek eksikliği gidermez. Arabuluculuk davadan önce tamamlanması gereken bir şarttır; usulden ret sonrasında önce süreç yürütülmeli, ardından dava yeniden açılmalıdır. Bu arada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolmaması için takvim dikkatle izlenmelidir.
İlk toplantıya geçerli bir mazeret olmadan katılmamanın da bedeli vardır. Arabuluculuk bu devamsızlık yüzünden sonuçsuz kapanırsa, gelmeyen tarafın ardından açılan davayı kazanması onu bu sonuçtan kurtarmaz: Masrafların bir bölümü ona yüklenir, lehine takdir edilecek vekâlet ücreti de düşürülür.
Kuralın eski hali, katılmayan tarafı giderlerin tamamından sorumlu tutuyor ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini yasaklıyordu. Anayasa Mahkemesi 14 Mart 2024 tarihli kararıyla bu düzenlemeyi iptal etti. Oluşan boşluk, Resmî Gazete'nin 14 Kasım 2024 tarihli sayısında yer alan 7531 sayılı Kanun'la dolduruldu ve yaptırım bu kez daha ölçülü kuruldu. Güncel düzenlemede toplantıya gelmeyen taraf, giderler bakımından da vekâlet ücreti bakımından da yarı yarıya bir etkiyle karşılaşır.
Arabuluculuğa hazırlık ve pratik notlar
Bu aşamada arabuluculuğun dava öncesi bir formalite gibi değil, dosyanın ilk duruşması gibi hazırlanması önerilir. Masaya şu belgelerle oturmak süreci belirgin biçimde verimli kılar:
- Taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri
- Faturalar, irsaliyeler ve teslim belgeleri
- Cari hesap ekstreleri ve ticari defter kayıtları
- Taraflar arasındaki yazışmalar ve ihtarnameler
- Varsa icra takip dosyası ve borçlunun itiraz dilekçesi
Davet edilen taraf olarak ilk toplantıya katılmak ya da geçerli mazereti arabulucuya zamanında bildirmek gerekir. Yukarıda anlatılan gider yaptırımı, uygulamada sıkça görülen ve küçük bir özenle önlenebilen bir kayıptır.
Takvim yönetimi de ayrı bir başlıktır. Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler arabuluculuk süresince işlemese de başvurudan önceki ve son tutanaktan sonraki günler işlemeye devam eder. Son tutanağın düzenlendiği gün dava dilekçesinin hazır olması ve tutanağın aslının veya onaylı örneğinin dilekçeye eklenmesinin son kontrol listesinde yer alması önerilir.
Son olarak, icra takibi başlatmak için arabuluculuk şartı bulunmadığı hatırlatılmalıdır. Takibe itiraz edilir ve ticari bir itirazın iptali davası açılacaksa arabuluculuk o noktada zorunlu hale gelir.
Sık sorulan sorular
Ticari alacak için icra takibinden önce arabulucuya gitmek gerekir mi?
Hayır. Şart dava açmadan önce aranır; icra takibi için arabuluculuk zorunluluğu yoktur. Takibe itiraz edilir ve ticari nitelikteki bir itirazın iptali davası açılmak istenirse, davadan önce arabulucuya başvurulması gerekir.
Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?
Kanunun arabulucuya tanıdığı süre altı haftadır ve görevlendirme günüyle başlar. Gerekli görülürse arabulucu iki haftaya kadar ek süre kullanabilir.
Arabuluculukta anlaşmak zorunlu mu?
Hayır. Zorunlu olan yalnızca başvurmaktır; anlaşma olmazsa son tutanak düzenlenir ve dava açılabilir.
Arabuluculuk sırasında itirazın iptali davasının bir yıllık süresi işler mi?
İşlemez. Başvuru ile son tutanak arasında geçen günler bir yıllık hesaba katılmaz; zamanaşımı da bu dönemde durur.
Arabuluculuk ücretini kim öder?
Anlaşma sağlanırsa ücreti kural olarak taraflar eşit şekilde öder; aksi kararlaştırılabilir. Anlaşma olmazsa ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır ve davada yargılama giderine eklenir. Talebin kapsama girip girmediği tereddütlüyse, başvurudan önce bir avukatın değerlendirmesini almak isabetli olur.
Ticari uyuşmazlıkta arabuluculuk başvuru dilekçesi örneği
- Bu dilekçe, konusu bir miktar para olan ticari dava açılmadan önce yetkili yerdeki adliye arabuluculuk bürosuna, büro yoksa sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne verilir.
- TTK m. 5/A'ya göre arabulucu görevlendirmeden itibaren altı hafta içinde süreci bitirir (zorunlu hallerde en fazla iki hafta uzar); bu sürede zamanaşımı durur, hak düşürücü süreler işlemez.
- Dilekçeye kimlik veya imza sirküleri, varsa vekâletname ve uyuşmazlığa ilişkin sözleşme, fatura, ihtarname ya da icra dosyası örnekleri eklenmelidir.
[İL] ADLİYESİ ARABULUCULUK BÜROSUNA
BAŞVURAN : [Ad Soyad / Unvan] (T.C. Kimlik No / Vergi No: [...........])
[Adres]
[Telefon] - [E-posta / KEP adresi]
VEKİLİ : [Varsa Av. Ad Soyad, adres]
KARŞI TARAF : [Ad Soyad / Unvan] (T.C. Kimlik No / Vergi No: [...........])
[Adres]
[Biliniyorsa telefon / e-posta / KEP adresi]
UYUŞMAZLIK TÜRÜ : Ticari uyuşmazlık (TTK m. 5/A - dava şartı arabuluculuk)
UYUŞMAZLIK KONUSU : [Alacak / Tazminat / İtirazın iptali / Menfi tespit / İstirdat]
TALEP MİKTARI : [Tutar] TL asıl alacak ile [Tarih] tarihinden itibaren işleyecek
[faiz türü] faizi
KONU : Taraflar arasındaki ticari uyuşmazlık hakkında dava açılmadan önce
6325 sayılı Kanun m. 18/A ve TTK m. 5/A uyarınca arabulucu
görevlendirilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR :
1. Başvuran ile karşı taraf arasında [Tarih] tarihli [sözleşme türü] sözleşmesine
dayanan bir ticari ilişki bulunmaktadır. Uyuşmazlık, tarafların ticari
işletmesiyle ilgili olup TTK m. 4 kapsamında ticari dava niteliğindedir.Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.