0 (501) 054 16 16
İş Hukuku

Kıdem tazminatı şartları

Kıdem tazminatı şartları: bir yıllık çalışma, tazminat doğuran fesih halleri, giydirilmiş ücretle hesap, 2026 tavanı, ibraname ve zamanaşımı.

Ekim 2026Av. Alaaddin Enes Sağcan~6 dk okuma1475 s. İK m. 14

Kıdem tazminatı için iki koşulun bir arada bulunması gerekir: aynı işverene bağlı en az bir yıllık çalışma ve iş sözleşmesinin kanunun tazminat bağladığı bir sebeple sona ermesi. İşverenin, işçinin ahlak ve iyi niyete aykırı davranışı dışındaki bir gerekçeyle yaptığı fesih ile işçinin haklı nedenle yaptığı fesih bu sonucu doğurur. Gerekçesiz istifa ise kural olarak tazminat hakkı vermez.

Kıdem tazminatının yasal dayanağı

İş Kanunu 2003'te yenilendiğinde kıdem tazminatı yeni metne alınmadı; ileride ayrı bir fon sistemi kurulacağı düşüncesiyle 1475 sayılı eski İş Kanunu'nun 14. maddesi yürürlükte bırakıldı. O fon hiç kurulmadığı için hak kazanma koşulları, hesap yöntemi ve tavan bugün de bu tek maddeye göre belirleniyor.

Hükmün uygulama alanı, 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi işçilerdir. Gazeteciler Basın İş Kanunu'nun, gemi adamları Deniz İş Kanunu'nun kendi düzenlemelerine bağlıdır. Devlet memurları ve serbest çalışanlar ise kapsam dışında kalır; çünkü ortada bir iş sözleşmesi yoktur.

Hak kazanmak için aranan koşullar

1475 s. Kanun m. 14 şu üç unsuru birlikte arar:

  • İşçinin İş Kanunu kapsamında, bir iş sözleşmesine dayanarak çalışması.
  • Aynı işverenin yanında en az bir yılı doldurmuş olması.
  • Sözleşmenin kanunda tazminata bağlanan hallerden biriyle bitmesi.

Bir yılın hesabında, işçinin aynı işverene ait farklı işyerlerinde geçirdiği süreler toplanır. Araya ayrılıklar girmiş aralıklı çalışmalarda ise ayrım yapmak gerekir. Önceki dönem için kıdem tazminatı zaten ödenmişse o dönem bir daha sayılmaz. Önceki ayrılık istifa gibi tazminat doğurmayan bir sebebe dayanıyorsa, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre o dönem de kural olarak yeni döneme eklenmez.

Tazminat doğuran ve doğurmayan fesihler

İşten her ayrılış tazminatla sonuçlanmaz. Kanunun saydığı haller şöyle özetlenebilir:

  • İşverenin feshi: İşverenin sona erdirdiği sözleşmede işçi tazminata hak kazanır. İstisna, feshin İş Kanunu m. 25/II'deki ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlara dayanmasıdır; hırsızlık, işverene ağır hakaret ya da işverene zarar verme bu türdendir. İşverenin sağlık sebebiyle veya zorlayıcı sebeple yaptığı haklı fesihler ise tazminatı ortadan kaldırmaz.
  • İşçinin haklı nedenle feshi: İş Kanunu m. 24'te sayılan sebeplerden biriyle sözleşmesini derhal sona erdiren işçi tazminat alır. Ücretin ödenmemesi, fazla çalışma karşılığının verilmemesi, işverenin hakareti veya tacizi, çalışma şartlarının esaslı biçimde kötüleştirilmesi en sık görülen örneklerdir.
  • Muvazzaf askerlik: Erkek işçinin askerlik görevi nedeniyle işten ayrılması.
  • Emeklilik: Yaşlılık, emeklilik, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak amacıyla ayrılma. İşçinin ilgili kurumdan alacağı belgeyi işverene sunması gerekir.
  • Yaş dışındaki emeklilik koşullarının tamamlanması: Sigortalılık süresini ve prim gün sayısını doldurduğu halde yaşını beklemesi gereken işçi, kendi isteğiyle ayrılsa da tazminat alır. 8 Eylül 1999'dan önce sigortalı olanlarda bu eşik 15 yıl sigortalılık ve 3.600 prim günüdür; daha sonra sigortalı olanlar için farklı koşullar uygulanır. Durum, SGK'dan alınan "kıdem tazminatı alabilir" yazısıyla belgelenir.
  • Kadın işçinin evlenmesi: Evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle ayrılan kadın işçi tazminat alır.
  • Ölüm: İşçi vefat ederse tazminat yasal mirasçılarına ödenir.

Hesaplama: ücret, süre ve tavan

Tazminat, her tam hizmet yılı için otuz günlük ücret üzerinden hesaplanır. Yılı aşan aylar ve günler de orantılı olarak eklenir; üç yıl altı ay çalışmış bir işçi için hesap üç buçuk yıl üzerinden yapılır.

Esas alınan ücret son brüt ücrettir, fakat çıplak ücretle yetinilmez. İşçiye düzenli olarak sağlanan ve parayla ölçülebilen yemek, yol yardımı, sürekli nitelikteki ikramiye gibi ödemeler de eklenir. Uygulamada buna giydirilmiş brüt ücret denir. Fazla mesai gibi her ay aynı biçimde gerçekleşmeyen ödemeler hesaba katılmaz.

Tazminatın ayrıca bir tavanı bulunur. Bu tavan, en yüksek derecedeki devlet memurunun bir yıllık hizmeti karşılığında alabileceği emeklilik ikramiyesine bağlanmıştır; işçiye her yıl için bundan fazlası ödenmez. Tavan yılda iki kez güncellenir ve 1 Temmuz – 31 Aralık 2026 döneminde 73.729,87 TL'dir. Hangi tavanın uygulanacağını, sözleşmenin sona erdiği tarih belirler.

Bir örnekle somutlaştırmak gerekirse: dört yıl çalışmış ve giydirilmiş brüt ücreti 50.000 TL olan işçinin brüt tazminatı 200.000 TL'dir. Aynı kıdemde olup giydirilmiş ücreti 90.000 TL olan bir işçinin sözleşmesi 2026'nın ikinci yarısında bitmişse, her yıl için kendi ücreti değil, 73.729,87 TL'lik tavan esas alınır. Tavan sınırı içindeki tazminattan gelir vergisi ve sigorta primi kesilmez; yalnızca damga vergisi düşülür.

İbraname: imzalatırken ve imzalarken

Çıkış günü işçinin önüne "bütün haklarımı aldım" yazan bir kâğıt konması uygulamada çok yaygındır. Türk Borçlar Kanunu m. 420, işçi alacaklarına ilişkin ibra sözleşmelerini sıkı şartlara bağlar ve bu şartları taşımayan ibra kesin hükümsüzdür. Aranan koşullar şunlardır:

  • Belgenin yazılı olması.
  • Sözleşmenin bitiminden sonra en az bir ay geçmiş olması.
  • Hangi alacaktan ne miktarda ibra edildiğinin açıkça yazılması.
  • Ödemenin hak edilen tutar üzerinden ve banka aracılığıyla yapılması.

Bu nedenle ayrılık günü imzalatılan, tutar içermeyen genel bir ibraname, kıdem tazminatı talebini kural olarak ortadan kaldırmaz. Belgede fiilen yapılmış bir ödeme varsa Yargıtay bu belgeyi makbuz olarak değerlendirir ve ödenen kısım alacaktan düşülür. İşveren açısından ödemenin banka kanalıyla ve açıklamalı yapılması önerilir; ileride çıkabilecek tartışmaların büyük kısmı bu sayede baştan kapanır.

Uygulamada en çok hata yapılan noktalar

Uygulamada tazminat hakkını tehlikeye sokan hataların çoğu, işçinin ayrıldığı gün yazdığı tek sayfalık bir dilekçede saklıdır. Ücreti aylardır geciken bir işçi, istifa dilekçesine yalnızca "kişisel nedenlerle ayrılıyorum" yazarsa, sonradan haklı nedene dayanmakta zorlanır. Fesih bildiriminde gerçek sebebin somut olarak yazılması bu yüzden belirleyicidir.

Sahada sık görülen diğer sorunlar:

  • Bordro ile banka kayıtlarının uyuşmaması: Ücretin bir kısmı elden ödeniyorsa, bunu gösterecek tanık, mesaj veya yazışmalar erkenden bir araya getirilmelidir.
  • SGK hizmet dökümünün kontrol edilmemesi: İşe giriş tarihi gerçeğe aykırı bildirilmişse kıdem süresi eksik hesaplanır.
  • Hesabın çıplak ücretle yapılması: Düzenli yan ödemeler unutulduğunda talep olması gerekenden düşük kalır.
  • Arabuluculuk davetinin önemsenmemesi: İlk toplantıya geçerli bir mazeret olmadan gitmemek, dava sonunda haklı çıkılsa bile masraf yükünü büyütebilir.

Ödeme zamanı, faiz ve zamanaşımı

Kıdem tazminatı, sözleşmenin sona erdiği gün muaccel olur. İşveren ödemeyi geciktirirse, geçen süre için bankaların mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden faiz istenebilir (1475 s. Kanun m. 14).

Zamanaşımı süresi beş yıldır ve sözleşmenin sona ermesiyle işlemeye başlar. Bu süre, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile İş Kanunu'na eklenen ek 3. madde ile getirilmiştir; daha önce on yıldı.

Tazminatı alamayan işçinin önündeki ilk durak mahkeme değil, arabulucudur. Kıdem tazminatı da 7036 s. Kanun m. 3 kapsamındaki işçi alacaklarından olduğundan, dava açılabilmesi için önce bu aşamanın tüketilmesi gerekir; görüşmeler sürerken zamanaşımı işlemez. Uzlaşma çıkmazsa iş mahkemesine gidilir. Arabulucunun ilk davetine mazeretsiz uymamanın ise ayrı bir maliyeti vardır: 14 Kasım 2024'te yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'la, böyle bir tarafa davayı kazansa dahi yargılama giderlerinin yarısı yüklenmekte, vekâlet ücretinde de yarı oranlı bir etki doğmaktadır.

Sık sorulan sorular

İstifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Gerekçesiz istifada alamaz. Ancak ayrılık, ödenmeyen ücret veya esaslı biçimde ağırlaştırılan çalışma koşulları gibi haklı bir nedene dayanıyorsa tazminat hakkı doğar. Askerlik, emeklilik, yaş dışındaki emeklilik koşullarının tamamlanması ve kadın işçinin evlilik nedeniyle ayrılması da görünüşte istifa olmalarına rağmen tazminat doğuran hallerdir.

Bir yılı doldurmadan ayrılan işçi tazminat alır mı?

Hayır. Aynı işverende en az bir yıllık çalışma şarttır. Bir yılı aşan işçide ise artan aylar ve günler de hesaba eklenir.

Deneme süresi ve izinler kıdeme dahil mi?

Deneme süresi sözleşmenin bir parçası olduğundan kıdeme sayılır. Yıllık ücretli izinler de fiilen çalışılmış gibi değerlendirilir. Ücretsiz izinde geçen süreler ise kural olarak kıdemden düşülür.

Tavan herkes için mi uygulanır?

Tavan yalnızca yüksek ücretlileri etkiler. Giydirilmiş brüt ücreti tavanın altında kalan işçinin hesabı kendi ücretiyle yapılır; tavanı aşan işçide ise her yıl için en fazla tavan tutarı ödenir. Uygulanacak tavanı sözleşmenin sona erdiği tarih belirler.

Kıdem tazminatı ne kadar süre içinde istenmeli?

Sözleşmenin bittiği tarihten başlayarak beş yıl içinde. Bu süre geçtikten sonra işveren zamanaşımı def'inde bulunursa alacak dava yoluyla istenemez. Dava açmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği de hesaba katılmalıdır. Fesih gerekçesi ve ücret kalemleri sonucu doğrudan etkilediğinden, somut olayın bir avukatla birlikte değerlendirilmesi uygun düşer.

Kıdem ve ihbar tazminatı dava dilekçesi örneği

  • Dilekçe, arabuluculukta anlaşma sağlanamadıktan sonra davalının yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki iş mahkemesine, yoksa asliye hukuk mahkemesine verilir (7036 sayılı Kanun m. 3 ve m. 6).
  • Kıdem ve ihbar tazminatı için zamanaşımı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren beş yıldır (İş Kanunu ek m. 3); kısmi davada zamanaşımı yalnız dava edilen kısım için kesilir.
  • Dilekçeye arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu onaylı örneği ile fesih bildirimi ve varsa iş sözleşmesi eklenir.
Kıdem ve ihbar tazminatı dava dilekçesi örneği
[İL] NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE

DAVACI      : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [...........])
              [Adres]
VEKİLİ      : [Varsa Av. Ad Soyad, adres]
DAVALI      : [İşveren unvanı]
              [Adres]
KONU        : Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik [Tutar] TL kıdem
              tazminatı ile [Tutar] TL ihbar tazminatının faizleriyle birlikte davalıdan
              tahsili talebidir.
DAVA DEĞERİ : Şimdilik [Tutar] TL (kısmi dava)

AÇIKLAMALAR :

1. Davacı, davalıya ait [İşyeri adresi] adresindeki işyerinde [Tarih] ile [Tarih]
   tarihleri arasında [Görev] olarak, belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışmıştır.

2. Davacının son aylık çıplak brüt ücreti [Tutar] TL'dir. Davacıya bunun yanında düzenli
   olarak [yol, yemek, ikramiye vb.] ödemeleri yapılmıştır. Kıdem tazminatı, bu düzenli
   ödemeler eklenerek bulunacak giydirilmiş brüt ücret üzerinden ve fesih tarihinde
   geçerli tavan gözetilerek hesaplanmalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.