0 (501) 054 16 16
İcra ve İflas

İtirazın iptali davası: süre, şartlar ve icra inkâr tazminatı

İtirazın iptali davası, ödeme emrine itirazla duran takibe devam için itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede açılır.

Ekim 2026Av. Alperen Burak Yılmaz~7 dk okumaİİK m. 67

İtirazın iptali davası, borçlunun ödeme emrine itirazıyla duran ilamsız takibi yeniden işletmek isteyen alacaklının genel mahkemede açtığı davadır. Bir yıllık dava açma süresi, itirazın alacaklıya tebliğiyle başlar. Alacak ispatlanırsa itiraz iptal edilir, takip kaldığı yerden devam eder ve koşulları varsa borçlu icra inkâr tazminatına mahkûm olur.

Davanın işlevi

Genel haciz yolunda borçlu, ödeme emrine yedi gün içinde ve gerekçe bile göstermeden itiraz ederek takibi durdurabilir. Takibin bundan sonra ilerleyebilmesi, bu itirazın hukuken bertaraf edilmesine bağlıdır.

Alacaklının bunun için iki aracı vardır. Elinde imzası ikrar edilmiş ya da resmi bir borç belgesi varsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Böyle bir belge yoksa ya da uyuşmazlık tanık ve bilirkişi gibi geniş bir delil incelemesi gerektiriyorsa, İİK m. 67'de düzenlenen itirazın iptali davasına başvurur.

İtirazın iptali davası özünde bir alacak davasıdır; mahkeme alacağın var olup olmadığını bütün delilleriyle inceler. Farkı sonucundadır: Kabul kararı yeni bir takip açmayı gerektirmez, durmuş olan mevcut takip bu kararla yürümeye devam eder.

Dava esas olarak genel haciz yoluyla yapılan ilamsız takiplerde gündeme gelir. İlamlı takipte ödeme emrine itiraz aşaması bulunmaz; çek ve senede dayalı kambiyo takibinde ise borçlunun itirazı doğrudan icra mahkemesinde incelenir. Kira ve rehin takiplerinde de bu takip yollarına özgü kuralların ayrıca dikkate alınması gerekir.

Dava şartları ve bir yıllık süre

Davanın açılabilmesi için şu koşulların bir arada bulunması gerekir:

  • Geçerli bir ilamsız icra takibi başlatılmış olmalıdır.
  • Borçlu ödeme emrine süresinde itiraz etmiş olmalıdır.
  • İtiraz alacaklıya tebliğ edilmiş olmalıdır.
  • Dava bu tebliğden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.
  • Uyuşmazlık zorunlu arabuluculuk kapsamındaysa önce arabulucuya başvurulmuş olmalıdır.

Davacı takipteki alacaklı, davalı ise itiraz eden borçludur. Davanın sınırını takip talebi ve itiraz çizer. Takipte istenmeyen bir alacak bu davada talep edilemez; takipte istenen faiz oranı ve faizin başlangıç tarihi de aşılamaz.

İİK m. 67'deki bir yıllık süre hak düşürücüdür ve mahkeme bunu kendiliğinden gözetir. Süre, borçlunun itiraz ettiği günden değil, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği günden işlemeye başlar. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre itiraz alacaklıya hiç tebliğ edilmemişse süre de başlamaz; alacaklının dosyada başka işlemler yapmış olması kural olarak tebliğin yerini tutmaz.

Süre kaçırıldığında itirazın iptali davası açılamaz ve mevcut takip yürütülemez. Bu, alacağın yok olduğu anlamına gelmez. Zamanaşımı dolmamışsa alacaklı genel hükümlere göre alacak davası açabilir; ancak bu davada icra inkâr tazminatı istenemez.

Zorunlu arabuluculuğa tabi uyuşmazlıklarda, arabulucuya başvurulan tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar bu bir yıllık süre işlemez.

Süreç soyut bir örnekle şöyle işler. Mal teslim etmiş bir tedarikçi, ödenmeyen faturası için ticari alıcısına karşı ilamsız takip başlatır. Alıcı süresinde itiraz eder ve itiraz tedarikçiye tebliğ edilir; bir yıl bu tebliğle başlar. Tedarikçi önce arabulucuya gider ve arabuluculuk sürdükçe bir yıllık süre durur. Anlaşma çıkmazsa son tutanağı dilekçesine ekleyerek asliye ticaret mahkemesinde davasını açar.

Görevli mahkeme ve arabuluculuk şartı

İtirazın iptali davası icra mahkemesinde değil genel mahkemelerde görülür ve görev alacağın niteliğine göre belirlenir:

  • Ticari alacaklarda asliye ticaret mahkemesi
  • İşçilik alacaklarında iş mahkemesi
  • Tüketici işlemlerinden doğan alacaklarda tüketici mahkemesi
  • Diğer alacaklarda kural olarak asliye hukuk mahkemesi

Yetki, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) genel kurallarına göre belirlenir. Davalının yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili mahkemedir; sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Kesin yetki kuralı bulunan haller ayrıca kontrol edilmelidir.

Bazı davalarda mahkemeye gitmeden önce bir ön aşamadan geçmek zorunludur. 7445 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonucunda, 1 Eylül 2023'ten bu yana ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır; kural TTK m. 5/A'da yer alır. İşçilik alacaklarına dair itirazın iptali davalarında da 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca arabuluculuk aranır.

Tüketici uyuşmazlıklarında ise uyuşmazlığın değerine göre tüketici hakem heyeti ya da tüketici arabuluculuğu gündeme gelir. Bu parasal sınırlar her yıl yeniden belirlendiğinden başvuru tarihindeki güncel sınıra bakılmalıdır.

Arabulucuya gidilmeden açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.

Yargılama, ispat ve olası kararlar

Dava dilekçesinde icra dairesi ve takip dosyasının numarası gösterilir; takip talebi, ödeme emri ve borçlunun itiraz dilekçesi dosyaya eklenir. Dava itiraz edilen miktar üzerinden açılır ve harç da bu miktara göre hesaplanır.

Alacaklı alacağını genel hükümlere göre ispat eder. Sözleşme, fatura, ticari defterler, banka kayıtları, yazışmalar ve tanık beyanı gibi deliller kullanılabilir; ancak senetle ispat kuralına tabi işlemlerde HMK'daki sınırlamalar geçerliliğini korur.

Yargılamanın sonunda mahkeme üç ihtimalden birine ulaşır:

  • Alacağın tamamı ispatlanmışsa itirazın tamamen iptaline ve takibin devamına
  • Bir kısmı ispatlanmışsa itirazın kısmen iptaline ve takibin o kısım için devamına
  • Alacak ispatlanamamışsa davanın reddine

Kısmi kabulde takip, yalnızca mahkemenin haklı bulduğu tutar ve buna bağlı faiz için yürür.

İcra inkâr tazminatı

İİK m. 67/2 uyarınca borçlunun itirazı haksız bulunursa, alacaklının talebi üzerine borçlu icra inkâr tazminatına mahkûm edilir. Tazminatın alt sınırı, itirazın haksız çıktığı tutarın yüzde yirmisidir.

Tazminata hükmedilmesi için şu koşullar aranır:

  • Alacaklı tazminat talep etmiş olmalıdır.
  • Borçlunun itirazı haksız çıkmalıdır.
  • Alacak, Yargıtay uygulamasındaki ifadesiyle likit, yani belirli veya belirlenebilir olmalıdır.

Alacağın miktarı ancak bilirkişi incelemesi ya da yargılama sonucunda ortaya çıkabiliyorsa tazminat istemi reddedilebilir. Borçlunun kötü niyeti kural olarak aranmaz; ancak itiraz eden kişi borçlunun vasisi, kayyımı veya mirasçısıysa tazminat için kötü niyetin ispatı gerekir.

Kanun madalyonun öbür yüzünü de düzenler. Dava reddedilir ve alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebiyle alacaklı da yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Bu tazminat için alacaklının kötü niyeti ayrıca aranır.

İtirazın kaldırılmasından farkı

İİK m. 68'deki itirazın kaldırılması ile itirazın iptali davası sıkça karıştırılır. Başlıca farklar şunlardır:

  • İtirazın kaldırılması icra mahkemesinde, itirazın iptali genel mahkemede görülür.
  • İtirazın kaldırılması için imzası ikrar edilmiş veya resmi bir borç belgesi şarttır; itirazın iptalinde her türlü delil kullanılabilir.
  • İtirazın kaldırılması, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde istenir; itirazın iptali için süre bir yıldır.
  • İcra mahkemesinin itirazın kaldırılması kararı alacağın varlığı hakkında kesin hüküm oluşturmaz; genel mahkemenin itirazın iptali kararı ise alacak hakkında kesin hüküm niteliğindedir.

İcra mahkemesi yolu daha hızlıdır ama belgeye dayanır. Alacağın ispatı tanık veya bilirkişi incelemesi gerektiriyorsa genel mahkemeye gitmek kaçınılmazdır. İtirazın kaldırılması talebi reddedilen alacaklı, süresi içinde kalmak şartıyla itirazın iptali davası da açabilir.

Dava hazırlığında dikkat edilecek noktalar

Uygulamada en çok hata yapılan nokta, bir yıllık sürenin başlangıcının yanlış hesaplanmasıdır. Gerçek başlangıç itirazın alacaklıya tebliğidir; bu nedenle ilk kontrol edilecek husus, tebliğ belgesinin dosyada bulunup bulunmadığı ve hangi tarihi taşıdığıdır. Tereddüt varsa süreyi en erken ihtimale göre planlamak, alacaklıyı gereksiz riskten korur.

Arabuluculuk şartı da sıkça atlanır. Ticari bir alacak için arabulucuya gitmeden açılan dava usulden reddedilir; bu da yargılama gideri ve karşı taraf vekâlet ücreti anlamına gelir. Bu nedenle itiraz tebliğ edilir edilmez arabuluculuk başvurusunun planlanması önerilir; böylece hem zaman kazanılır hem de sürenin hangi dönemde işlemediği netleşir.

Üçüncü tipik sorun, takip talebinde faiz ve diğer kalemlerin özensiz yazılmasıdır. Dava takip talebiyle sınırlı olduğundan, takipte istenmemiş bir faiz kalemi bu davaya sonradan eklenemez. Takip talebini hazırlarken olası bir itirazın iptali davasını da düşünerek yazmanın, sonraki aşamada pek çok tartışmayı önler.

Son olarak icra inkâr tazminatı talebinin dava dilekçesinde açıkça yer alması gerekir; tazminat alacaklının talebine bağlıdır.

Sık sorulan sorular

İtirazın iptali davası ne zaman açılmalıdır?

Borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.

İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki fark nedir?

İtirazın iptali, genel mahkemede açılan ve her türlü delille ispat yapılabilen bir davadır. İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesinden istenir, imzası ikrar edilmiş ya da resmi bir borç belgesi gerektirir ve itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde kullanılabilir.

Bir yıllık süre geçerse alacak kaybolur mu?

Kaybolmaz. Mevcut takip yürütülemez ve itirazın iptali davası açılamaz; fakat alacak zamanaşımına uğramamışsa genel hükümlere göre alacak davası açılabilir.

İcra inkâr tazminatı ne kadardır?

Kanuna göre itirazı haksız bulunan miktarın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Hükmedilmesi için alacaklının talep etmesi ve alacağın belirli veya belirlenebilir olması gerekir.

Ticari bir alacak için dava öncesinde arabulucuya gitmek gerekir mi?

Evet. 1 Eylül 2023'ten itibaren ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır ve arabuluculukta geçen sürede bir yıllık süre işlemez. Arabuluculuk ve dava takviminin dosyadaki tebliğ belgelerine göre bir avukatla birlikte çıkarılması, süre kaybı riskini azaltır.

İtirazın iptali dava dilekçesi örneği

  • Bu dava, borçlunun itirazıyla duran ilamsız takip için genel mahkemede açılır; örnek ticari alacak içindir ve asliye ticaret mahkemesine hitaben yazılmıştır (diğer alacaklarda görevli mahkeme alacağın niteliğine göre değişir).
  • İİK m. 67'ye göre dava itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılır; ticari uyuşmazlıkta önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır ve arabuluculukta geçen süre bu bir yıla sayılmaz.
  • Dilekçeye arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu onaylı örneği, icra dosyası belgeleri ve alacağı gösteren belgeler eklenmeli, harç itiraz edilen miktar üzerinden yatırılmalıdır.
İtirazın iptali dava dilekçesi örneği
[İL] NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE

DAVACI          : [Ad Soyad / Unvan] (T.C. Kimlik No / Vergi No: [...........])
                  [Adres]
VEKİLİ          : [Varsa Av. Ad Soyad, adres]
DAVALI          : [Ad Soyad / Unvan] (T.C. Kimlik No / Vergi No: [...........])
                  [Adres]
İCRA DOSYASI    : [İL] [....] İcra Dairesi, [Esas No] E.
ARABULUCULUK    : [İL] Arabuluculuk Bürosu, [Büro No] sayılı dosya,
                  [Tarih] tarihli anlaşmama son tutanağı
KONU            : Davalı borçlunun [İL] [....] İcra Dairesi'nin [Esas No] sayılı
                  dosyasına yaptığı itirazın iptali, takibin devamı ve alacağın
                  %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı istemidir.
DAVA DEĞERİ     : [Tutar] TL (itiraz edilen miktar)

AÇIKLAMALAR :

1. Davacı ile davalı arasında, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili
   [Tarih] tarihli [sözleşme türü] sözleşmesine dayanan bir ticari ilişki
   bulunmaktadır.

2. Davacı, sözleşme kapsamındaki [mal teslimi / hizmet ifası] borcunu yerine

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.